Bu yazıyı dünya haritasını karşıma alarak yazıyorum. Nerede kan varsa nerede gözyaşı varsa nerede insanlar kendi vatanlarını terk etmeye zorlanıyorlarsa, nerede insanların üzerlerine bombalar yağdırılıyor, kadınlara tecavüz ediliyorsa, kutsal mabedlere, okullara, hastahanelere bomba yağdırılıyorsa,bütün bu yaşanan insanlık dışı hadiselerin hepsinin ma teessüf geçmiş tarihlerden bu güne kadar, hep İslam ülkelerinde yada Müslüman toplulukların yaşadıkları bölgelerde vuku bulmakta olduğuna şahitlik ediyoruz.
İsterseniz birkaç örnek verelim. Bakın yıllarca Ortadoğu ,Filistin toprakları, işgalcı siyonıst terör devleti İsrail yüzünden kan gölü, yıllarca İran Irak birbirleri ile savaştırılarak Müslümanların kanları akıtıldı.Yine 1990 larda birinci körfez savaşında akıtılan binlerce Müslüman kanı, işte birkaç sene önce demokrasiyi ve insan haklarını getirmek ve kimyasal silahları imha etmek bahanesi ile işgal edilen ama hiçte ileri sürdükleri gerekçeleri dikkate almadan adeta komşumuz Irakta, her zaman yaptıkları gibi kendi emperyalist duygularını en vahşice uygulayan Amerika ve hempaları,yine 1990’larda Avrupa’nın ortasında rahmetli Aliya İzzet Begoviç’in ülkesi Bosna’da sırp çetnikler tarafından şehit edilen 250, 300 bin Müslüman, işgal edilen Afganistan,Azerbaycan toprakları, yine ölen binlerce müslüman ha birde Şeyh Şamilin Çeçenistan’ı vardı Rus ayısına karşı mücadele eden ne oldu ne kadar çabuk unuttuk. Yoksa kendi devletlerini kurdular da haberimiz mi yok ne gezer, biz ülkemize hicret eden çeçen komutanlara bile sahip çıkamıyoruz daha yakın tarihte iki komutan rus gizli servisi tarafından ülkemizde bizim evimiz de şehit edildiler bunlardan haberimiz var mı.Ve son olarak bir hafta önce yıllarca kominist Çin’in demir yumruğu altında inim inim inleyen Doğu Türkistan’in Sincan özerk Cümhuriyeti’nin başkenti Urumçi’deki hadiseler ve birkaç gün içinde öldürülen bine yakın Müslüman.
Peki ne olacak yani hep ağlayan, kanı dökülen, ülkeleri işgal edilen,ırzlarına tecavüz edilen,toprakları işgal edilen, bütün zenginlik kaynakları sömürülen, itilip kakılan,biz mı olacağız?Bu zilletten kurtuluş yok mu?Yok mu bu zifiri karanlık gecenin sabahı? Elbette var peki nedir cevabı K.Kerimde Hucurat suresi 9. ayette Allah(cc) tarafından bütün Müslümanlara emir buyurulmuştur.Bu ayette Allahu Teala “Eğer Mü’minlerden iki gurup birbirleriyle şavaşırlarsa aralarını düzeltin.Şayet biri ötekine saldırırsa Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın.Eğer dönerse artık aralarını adaletle düzeltin ve adaletli davranın. Şüphesiz Allah,adil davrananları sever.”Yine devamla Hucurat suresi 10. ayette de “Mü’minler ancak kardeştirler.Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltinve Allah’tan korkun ki esirgenesiniz”.Bir de Allahü Teala Enfal Süresi 46. ayette “Allah ve Resülüne itaat edin birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınızda kuvvetiniz(devletiniz) gider.”Diye buyuruyor, peki bu ayetlerden neler anlamamız lazım, Müslümanların birbirleri ile kardeş olduklarını ,birbirleri ile çekişmemeleri lazım geldiğini eğer çekişirler birlik bütünlük içinde olmazlarsa güçlerinin gideceğini haber veriyor.Özellikle Hucurat Suresi 9.ayette iki Müslüman topluluk birbirleri ile savaşırlarsa aralarını düzeltin, şayet bir taraf haksızca saldırmaya devam ederse bu saldırganlıktan vazgecinceye kadar onunla savaşın buyuruyor.Ve bu emri Müslümanlara kendi aralarındaki münasebetleri için veriyor.Yani eğer Saddam Kuveyti işgal ettiyse bu meseleyi çözmek ve gerekirse haksız olan tarafa savaş açarak tecavüzden vazgeçirmek Amerika’nın işi değil Müslümanların ve İslam ülkelerinin görevidir.
Ama heyhat ki bügün İslam ülkelerinde bu müesseseler yok onun için Müslümanlar şamar oğlanına dönmüş durumda. Eğer İslam ülkeleri siyasi,askeri,eğitim,kültürel, ekonomik,teknolojik,birlikler oluştursalar ve gelişmekte olan ülkeleride bu birliğe dahıl etseler (bu birliğin muhakkak askeri gücünün olması şarttır caydırıcı olması için) bakın o zaman İslam ülkelerine bu tecavuzler bu kadar pervasızca yapılabiliniyormu. Çünkü dünya üzerindeki işgalcı emperyalist ülkeler ancak şamardan anlarlar ama şu anda bu şamarı atacak bir birliktelik yok. İslam’ın huzur ve bekası için behemahal bu birlikteliğin oluşturulması lazım.Bundan dolayı Türkiye’ye çok büyük sorumluluklar düşmektedir,benim kanaatim İslam ülkeleri içinde bunu gerçekleştirecek yegane potansiyele sahip olan ülke Türkiye’dir ama ne yazıkki yöneticilerimiz bunun farkında değillerdir.
Hamdi ÖZDER
Diyanet-Sen Artvin Şub.B