BENCE GÜNEYDOĞU MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ
14 Aralık 2009 / Pazartesi
Hamdi ÖZDER
BENCE GÜNEYDOĞU MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ

Yaklaşık otuz yıldır devam eden ve geçmişte devlet yöneticilerinin ve bazı üst düzey yetkililerin düşük yoğunluklu savaş olarak nitelendirdikleri ve ülkemizin ağırlıkla doğu ve güneydoğu bölgelerinde yaşanan olaylarda 40 bin vatan evladını kaybetmişiz bunun yanında milyarlarca lira da ülkemizin kıt kaynaklarından maddi harcamada bulunulmuş ama ne yazık ki geldiğimiz bugünkü noktada konunun çözümü ile ilgili maalesef çok fazla bir yol kat ettiğimiz söylenemez.

Bunun böyle olduğu, son aylarda meselenin çözümü için özellikle hükümetimizin, bence başlangıçta yanlış bir şekilde lanse ettiği ve adına Kürt açılımı dediği ve devlet politikası olarak milletimize duyurduğu ve mecliste temsil edilen CHP ve MHP’nin hiçbir şekilde katkı ve destek vermedikleri, çalışmalarından belli olmaktadır.Olayı şöyle serinkanlı bir şekilde değerlendirirsek, ağırlıkla meselenin çözümü ile ilgili iki uç ortaya çıkmaktadır.Bunlardan birincisi her ne surette olursa olsun en masum isteklerin bile görmezden gelinerek bastırılması ve çözümün güç kullanılarak hal yoluna gidilmesi savıdır. Diğeri ise bölgedeki insanların yoksulluklarını,imkansızlıklarını,bölgenin geri kalmışlığını ve  ırkı taasubunu da,(geçmişte bilinçli yada bilinçsiz ülkemiz genelinde ve ha keza bölgede oluşturulan manevi boşluktan da yararlanılarak) kullanarak yüz yıllar boyunca adeta kardeşçe hiçbir problem yaşamadan bir arada yaşayan bu insanları, fikri yapısı  bölgedeki insanımızın inancıyla asla uyuşmayan yasadışı bir örgüt, bölgede taban bulmuş ve gencecik insanların dağa çıkıp  ölmelerine sebep olabilmiştir.

 

        Peki bunun makul bir çözümü yokmudur. Biz bu çatışmacı zihniyetleri kollarımız bağlı bir şekilde seyrederek gencecik çocuklarımızın ölümlerini ne zamana kadar içimiz kan ağlayarak seyretmeye devam edeceğiz.Biz bu meselenin köklü bir çözümünün olduğunu biliyoruz hatta daha ileri giderek bizim sunacağımız çözümün Devlet yöneticilerinin de ve hatta Ordumuzun başında bulunanlarında bildikleri kanaati bizde mevcuttur.Ama ne yazık ki bence gereksiz bazı hassasiyetler bu bilinen çözüm önerilerinin cesaretle dile getirilmesine engel olmaktadır. .                

 

Çözüm ise şudur. Öncelikle ülkemiz geneli ve özellikle bölgemiz manevi açıdan desteklenmeli ve güçlendirilmelidir.Bölgemizdeki manevi önderler öne çıkarılmalı, onlar her anlamda onurlandırılmalı, halk nezdinde ki etkileri göz ardı edilmemeli, geçmişte yapıldığı gibi itilip kakılmamalı,açılım dolayısıyla etkileri çok fazla olmayan kişi ve guruplarla bir araya gelinirken bölgenin manevi öncüleri yıllarca hiç dikkate alınmamıştır.Bir diğer çözüm ise milliyet (ırk) taasubu değil inaç kardeşliği,yani Kur’an-i deyimle “İnnemel mü’minune ihvetün”yani şüphesiz bütün mü’minler kardeştir, ilahi reçete hayata geçirilmeli.Allah (cc)nezdinde üstünlüğün ırkta yada milliyette olmadığı, Peygamber efendimizin şu hadisi ile öne çıkarılmalı,  Peygamberimiz Veda Hutbesinde Ey mü’minler!Sözümü iyi dinleyin ,iyi anlayın!Muhakkak ki Rabbiniz birdir.Babanız birdir.Hepiniz Adem’densiniz.Adem’de topraktandır, hiç kimsenin başkaları üzerinde üstünlüğü yoktur.Şeref ve üstünlük ancak, fazilet iledir.Müslüman müslüman’ın kardeşidir.Bütün Müslümanlar kardeştir. Peygamberimizin kıyamete kadar eskimeyecek bu hadisi her platformda işlenmeli.Yani insanlarımıza ve özellikle çocuklarımıza ve genç kardeşlerimize iyi bir İslami eğitim verilmeli.Çünkü iyi bir Müslüman’ın bırakın haksız yere bir insanı öldürmeyi yolda yürüyen karıncayı bile ezemeyeceğini bilmemiz gerekir.Bir başka konu ise muhakkak surette özellikle devlet yöneticilerinin mülki amirlerin ve resmi üniforma giyen ve milletimiz nezdinde devleti temsil eder durumda algılanan üst düzey burokratlar’ın milletimizin camisinde,cenazesinde,düğününde,carşısında,pazarında yani kısaca halkımızla iç içe olmaya azami özen göstermeleri gerekir.

Bütün bunların yanında tabiî ki insanlarımızın maddi boyutu kesinlikle ihmal edilmemeli onlara geçimlerini sağlayacakları asgari geçim sdandardı sağlanmalı,çünkü şu çok iyi bilinmelidir ki herhangi bir işi olmayan,bir meşgüliyeti bulunmayan insanları hele hele gençleri istismar etmek onları provaka etmenin çok kolay olacağını aklımızdan çıkarmamalıyız.Hülasa insanlarımızın doğuşlarından fıtraten ihtiyaç duydukları ve kesinlikle ihmal edilmemesi gereken maddi ve manevi ihtiyaçları giderilmeli ve bütün farklılıklara İslam kardeşliği şuuruyla yaklaşılarak huzurlu bir şekilde tarihte olduğu gibi yine uzun yıllar bir arada yaşamaya devam etmeliyiz.



Bu Haber 454 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : teşekkür Tarih : 23 Aralık 2009 / Pazar Üye Adı :adem yılmaz
hamdi hocam yorumlarınızı zevkle şevkle okumaktayım allah razı olsun